İNCİ TANEM

22 Eylül 2015 Salı

KAPI SÜSLERİM


Son zamanlarda kapı süsü yapmada oldukça ilerledim. Ancak bi tanesini bile kendime yapamadım kızıma, arkadaşların çocuklarına, eltime derken kendime yapmaya kısmet olmadı, çok severek  ve zevkle yaptım bütün kapı süslerini. Çok ta güzel olduğunu düşünüyorum. Umarım sizlerde beğenirsiniz. 
Aşağıda ki kapı süsü eltime...

                                 Elifime yaptığım kapı süsünün aynı tarzını bir de incime yaptım.


                                            İki kardeşin kapı süsü yanyana.... 

                                          Bunlarda buzdolabı süslerim Baykuş çiftlerim...

                                      Arkadaşımın kızına yaptığım kapı süsü...
                                            
                                 
                  Bu da arkadaşımın kızına yeni oda hediyesi.. İsimlik banner, tam kız odası için oldu..


26 Ağustos 2015 Çarşamba

AJANDA KAPAĞINDAN VE KEÇEDEN DUVAR PANOSU

Uzun zamandır paylaşmak istiyordum kızımın duvar panosunu... Elif'e kapı süsü yapınca kardeşler arasında kıskançlık olmaması açısından inciyede ufak bir duvar panosu yapmıştım..



 Ajanda kapağını kumaşla kaplayıp keçe ilede kalıp kesip yapıştırdım. Kızım çok mutlu oldu.

20 Ağustos 2015 Perşembe

ORGANİZER, KİRLİ ÇANTASI VE EMZİRME ÖNLÜĞÜ



Organizer; kalın duck bezi ile diktim.Oldukça kullanışlı bir ürün oldu. İçine ıslak mendil, bebek bezi gibi ürünleri koyabiliyorum. Elbise askısıyla da tamamladım.


 Bebişimin kirli torbası, malum bebeklerin kirlilerini ayrı yerde muhafaza edip, ayrı yıkamak gerekiyor.


Bu da bir çok emziren annenin işine yarayan emzirme önlüğü...Bunu ince ve pamuklu bir kumaştan yaptım



12 Ağustos 2015 Çarşamba

DOĞUM MACERAM



Merhaba arkadaşlar birçok kez bilgisayarın başına geçip doğum maceramı yazmak istesem de bıcırıkların sayısının ikiye yükselmesi ile imkanlar el vermedi. 

                                                             

         Şüphesiz ki erkeklerin anlata anlata bitiremediği askerlik hikayaleri bulunurken, bayanlarında doğum hikayeri yıllarca dilden düşmeyen bir anı olarak kalmaktadır. Çok şükür ki sonu güzel biten en güzel anı olarak hafızalara kazınır. Ailemizin yeni üyesi aramıza katılalı yaklaşık 2 ay oluyor. Uzun bir hamilelik sürecinin ardından koşuşturmaca dolu bir hayatın tam ortasına dalmış olduk. Yanlız bizim ufaklık ayarladığımız doğum tarihine kadar dayanamayıp erken gelme kararı alınca benim sancılarım başladı.
     
         Doğumdan bir gün önce merkeze doktor randevusuna gittiğimizde doktorumun ayrılırken kendine dikkat et demesi hala kulaklarımda çınlıyor. İlk kuzumu sezeryanla dünyaya getirdiğimden dolayı ikinci kuzumuda mecburen sezeryanla dünyaya getirmek zorunda olacaktım. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı... Doktor randevusuna gidip eve geldiğimiz gün kendimi oldukça yorgun hissettiğimden dolayı erkenden yattım uyudum. Bir kaç saat sonra sancılarımın beni uyandıracağı hiç aklıma gelmemişti. Gece iki gibi uyandığımda sancılarım başlamıştı ancak daha önce doğum sancısı çekmediğim için nasıl birşey olduğunu bilmiyordum. Aklımda hep üşütmüşümdür, kendimi yordum düşünceleri gezinirken daha fazla dayanamayıp eşimi uyandırdım. Bunun üzerine malesef ki kadın doğum kliniği olmayan devlet hastanesine gittik. Ebe Nst cihazına bağlayıp sancılarımın başlayıp başlamadığına baktı. Ancak daha sancılarımın başlamadığını söyleyince eve dönmek zorunda kaldık. Ancak sancılarım her geçen saat artıyordu. Her sancı girdiğinde ise eşimi uyandırıyordum.Eşim Uykulu uykulu ya seninde canın çok tatlıymış tarlada doğum yapanların ne suçu var uyursan geçer :))) gibi sözler söyleyince bende o cesaretle tekrar yatıyordum. Takiiii sabah saat 6 ya kadar sabredebildim. Artık 5 dakikada bir sancı giriyordu, ben hala şöyledir, böyledir, daha doğum tarihine var diye kendimi avutuyorum. Doğum belirtilerinden birisinin daha gerçekleşmesi ile harekete geçtik. Bendeki cesarete bakarmısınız ilki seyeryan, normal doğum yapmam oldukça riskli ancak ben o kadar rahatım ki hiç bi problem olmazmış gibi. Sabahın köründe kızımı uyandırıp, hastane çantasını alıp evden çıkmamız yarım saati buldu. Benim aklımda ki daha annem gelecek, biz hastane çantasına zemzem suyu, hurma, şerbet bardakları gibi şeyler ekleyecektik. 2 gün birlikte rahat rahat zaman geçirecektik:))) Evimiz ile hastane arasında yaklaşık 1,5 saatlik mesafe var. Malatyaya 1,5 saatlik uzaklıkta bir ilçede evimiz. Doğumla ilgili hiçbir imkan yok. Ambulans ve helikopter gibi araçlarda doğum yapmış kadınlar bile duydum. Neyse konumuza dönelim, O 1,5 saatlik yolu tam 40 dakikada gitmişiz. Yolda bi yandan kızım kusuyor (araba tutuyor) bir yandan eşim bişiler söylüyor şunu yap bunu yap diye benim ikisine de avazım çıkana kadar susun artııııık diye bağırmamla birlikte ikisindende çıt yok:)) Hastaneye ulaştığımızda bebeğin doğum kanalına girdiğini hissedebiliyordum. Görevlinin tekerlekli sandalye getirmesi ile doğumhaneye ulaştık. Tabi birçok kadının en nefret ettiği muayene şekli başımdan geçmiş oldu böylece. Ebenin muayenesi sonucu bebeğin başının çıkmak üzere olduğunu acil olarak doktoruma bildirdi. Doktor geldiğinde doğum tamamen başlamıştı. Tabiki doktorumun sen bu saate kadar niye gelmedin, nerdeydin gibi sorularınıda cevaplamak biraz zor oldu. Ben hala sezeryana gircem sevinci ile beklerken doktorun ben bu saatten sonra ( pazar günü olması nedeni ile) sezeryan ekibini ayarlayamam zaman yok, bebek çıkmak üzere sözü ile yıkıldım.{ Normal doğum senelerdir yanlış anlatımlar nedeni ile kadınlar korkutulmuş. Sezeryan olan kişilere sen normal doğumu görseydin ne kadar zor gibi sözler söylenerek kadınlar soğutulmuş. Şimdide normal doğuma teşvik edilme çabaları başladı. } Neyse doktorun bu sözlerini duyan ben başladım ''ben normal doğum istemiyoruuuum sezeryana alacaktınız beniii'' die bağırmaya.ama nafile pınar boşuna bağırırsın. Tabi sezeryan olacağım düşüncesi ile nasıl ıkınılır, doğumda neler yapmak gerekir gibi  bilgilere hiç bakma geregi duymadım.  Doktorun bebeğin kalp atışları düzensizleşiyo demesi ile ben gaza geldim. Bütün gücümle ıkınarak yaklaşık yarım saatin sonunda bebeğim (Allahında yardımı ile )dünyaya geldi. İlk doğumunu sezeryan olanlar ikinciyi normal yapamıyor çünkü rahimdeki sezeryan dikişşlerinin atma riski bulunuyor. Normal doğum sancısı çekerken bir yandanda sezryan dikişlerinin tekrar dikilmesi durumu oldukça zor bi durum olsa gerek. Sezeryane vakit olmaması, sezeryan ekibinin hastanede olmaması, çatımın dar olması, bebeğin iri olması gibi her türlü aksiliğe rağmen Allahın her noktada bana yardım ettiğini biliyordum. Çünkü bir an olsun Kelime-i tevhidi dilimden düşürmedim.Hatta Allahım  tüm bu aksilikleri ben sağlıklı bir şekilde normal doğum yapıyım diye bir araya getirdiğini düşünüyorum. Çok şükür ki bebeğimi sağlıklı bir şekilde dünyaya getirdim. Onun sağlıklı olması ,anneye en büyük hediye bence. Tabiki doktorumun çabalarınıda yok sayamam. Dalında uzman olup birçok kişinin cesaret edemediği bir doğumu profesyonelce bitirmiş bir doktor. Kontrole gittiğimde ömrümden 3 ayı götürdün ve bu haftaki stres kaynağımsın sen benim dedi. Tabi iyimi kötümü orası düşünülür. Allah uzun ömür versin. doğumdan sonra bi kaç doktor ve hemşirenin gelip normal doğummu sezeryanmı güzel?, nasıl anlamadın doğum sancısı olduğunu?, niye daha önce gelmedin? gibi birçok sorusuna maruz kaldım. Şimdi normal doğummu sezeryanmı? sorusuna cevap veriyorum: Tabi kide normal doğum diyorum.(Mecbur kalınan durumlar hariç tabiki) Allahın koyduğu düzeni, kanunları değiştirmekte üzerimize yok. Kolay varken zoru seçiyoruz. Sezeryanda yaklaşık 1 hafta zor hareket etmiştim, ancak normal doğumda 2 saat sonra ayakta geziyodum:) Ancak normal şartlarda normal doğum olmadığı için 2,5 gün hastanede kalmak zorunda kaldım. Herşeye rağmen çok güzel bir anı, tecrübe oldu bizim için. Sonuç olarak 2. kuzuma kavuşmuş oldum. Tabi ki kuzularımdan bir kaç kare paylaşacağım sizlerle....


  Bu arada ablamızda çok mutlu , çok seviyor kardeşini. Ancak herşeyi birlikte yapıyoruz, Kıskançlık duygusunu en aza indiriyor bu şekilde davranmak.


                                                       Bunlarda ilk gezmemizden



         

     

21 Haziran 2015 Pazar

BEBEK ŞEKERİ, ŞERBET BARDAĞI

     
                  Hamileliğin en güzel yanlarından olsa gerek hazırlıklar. Tabi ki ablasının yardımlarını da göz ardı etmemek gerek. Ben bunları yaparken oda bana çıraklık yaptı. Böylece onu da olayların içine katmış bulundum. İnci şimdi geri sayıma başladı. Kardeşimin gelmesine 10 gün kaldı, 9 gün kaldı diye...

                 

                               Bebek şekerini hazır yaptırmak  yerine kendim yapmak istedim. Tabi ki komşumun da emeğinden bahsetmeden geçemem. Tasarımında bana epeyce yardım etti sağolsun...
  Bu tarz ürünleri yaparken birisinden yardım almak işi oldukça kolaylaştırıyor.  Oldukça zengin bir görünümü oldu..                              



                                  Lohusa şerbeti bardaklarım. Genellikle zemzem bardağı kullanılırken ben bu tarz çay bardağı kullanmayı tercih ettim. Yapmak isteyenlere bir fikir olabilir. Şişe ise günlük süt şişesiydi. Ancak ben değerlendirdim. Bu şekilde kullanmak istedim.

                               




11 Haziran 2015 Perşembe

ELİF' İN KAPI SÜSÜ

                                               
Uzun araştırmalar sonunda nasıl bir kapı süsü yapacağıma karar verdim. Keçeden bulut yapmaya çalıştım.Ancak daha çok keçe pano gibi göründü. Kenarlarını güpür ve pembe inci geçerek süsledim. Yine vazgeçemediğim inciler ile Elif yazdım. Keçe'den çiçek ve kelebek yaparak içlerini doldurdum. Çiçeklerden birisi İnciyi diğeri ise Elifi simgeliyor.:)) Kelebek ise sanırım ben oluyorum:))







Bu resimde biraz daha net görünüyor.


8 Haziran 2015 Pazartesi

BEBEĞE SON HAZIRLIKLAR

  

9 Ayın hızla geçmesi ile birlikte hamileliğin sonuna gelmiş durumdayım. Her ne kadar zorlu bir hamilelik geçse de yinede Allah'ın izni ile bebeğimize, kardeşimize kavuşarak sonu güzel bitecek. Lohusa terlikleri uzun zamandır yapmak istediklerim arasındaydı. Terlikleri birkaç sene önce gittiğim Uludağ gezisinde otelden almıştım. Yaklaşık 2 senedir dolabımda duruyordu. Bende değerlendirmek istedim. İnşallah beğenmişsinizdir. Ben çok beğendim... Ayın 17'sinde sezeryan'a gireceğim, Dualarınızı bekliyorum....





                                                 Lohusa tacım...
                                                 Ben biraz sadelikten yana olsun istedim.
                                           


23 Nisan 2015 Perşembe

KOMŞUMUN KEÇEDEN İŞLERİ2

        Hamarat komşum bu kez keçe bebek ayakkabılarına başladı. Sizle yaptığı ürünleri paylaşacağım. Hepsi birbirinden şık ve güzel...










ELİF İKRA' NIN HAZIRLIKLARI

         Zaman o kadar hızlı ilerliyor ki anlam veremiyorum. 30. haftaya girmiş bulunuyoruz. Bir çok hamileye bakarak oldukça hareketliyim. Yavaş yavaş hamileliğin sonuna doğru yaklaşırken kızımın hareketlerini gözle bile görebiliyorum. Hazırlıklar son hızıyla devam ediyor. İnciyle birlikte kardeşi Elif İkraya yaptığımız hazırlakları göstereceğim sizlere, umarım beğenirsiniz.



Öncelikle hastane çıkışı ve zıbınlarından başlayacağım. Bu arada pembe emziğide inci kardeşi için, kendi harçlıklarından aldı. Daha doğmadan kardeş ilişkileri güzel olsun, kıskançlık gibi problemler olmasın diye İnciye bu tarz fikirler veriyorum. İncide seve seve kabul ediyor. Kıskaçlığı önlemenin en önemli yanlarından biriside birbirlerine hediye alıp vermeleridir. Tavsiye ederim.
         
 

                                           Bunlarda zıbın ve pijamaları...




Tabi ki gezmelik tulumlarımızıda unutmamak gerekir.



Bunlar ilk etapta giyebileceği yeni doğan kıyafetleri...


       
Çıtçıtlı badilerimiz,,,



                                                          Ayakkabılarımız.....



Daha önce komşumun yaptığı keçe ürünleri paylaşmıştım sizlerle. Bir sonraki postum da bu ayakkabının farklı modellerini paylaşacağım. Bu ayakkabıları da komşum keçeden yaptı kızıma...
Ben bayıldııım.
  

Yelek ve hırkamız. Doğum yaz aylarına denk geldiği için çok fazla yelek hazırlığı yapmadım. Daha çok penye yelekler aldım. Resmin en Üstünde ki lila rengi yelekte benim eserim...:))
   
  
İşte mevlid kıyafetimiz de burada....Oldukça kokoşşş...




Alt değiştirme minderi, battaniye ve banyo havlumuz...


Tabi ki bebek bakım çantası olmazsa olmazlar arasında. Ben alırken chicco yu tercih ettim. İnternet üzerinden alışveriş yaptım. Ürünleri oldukça kaliteli olduğundan dolayı uzun yıllar kullanacağımı düşünüyorum.

 


Hamileliğin en zevkli yanı alışveriş kısmı olsa gerek...:)))
 SEVGİLER..




8 Şubat 2015 Pazar

ELİF İKRA NIN TULUMU


Merhaba arkadaşlar uzun bir aradan sonra buradayım. Oldukça zor günler geçirdiğimden ötürü her ne kadar takip etsemde post yayınlayamadım.Hamileliğimden dolayı zor zamanlar geçirdim. Düşük tehlikesi atlattığım hamileliğimin 19. haftasına girmiş bulunmaktayım.Şimdilerde iyi olsamda  insan o korkuyu atlatmakta zorlanıyor.
İkinci kez kız annesi olacağımı ögrendim.İncim den sonra bir kızımız daha olacak.Kıpırtılarını ve tekmelerini 17. hafatda hisetmeye başladım hatta hıçkırıklarını bile hissediyorum artık:))
İsim olarak Allah kısmet ederde kucağımıza aldığımız günü görebilirsek eger Elif  İkra düşünüyoruz.
Bu da kızıma kendi ellerimle yaptığım ilk tulumu..Allah sağlıklı bi şekilde giymesini nasip eder inşallah.

 Yeni doğan bebeklere tulum, tütü gibi kıyafetler oldukça moda tabi benim kızımın nesi eksik:)
 Bu arada inci de ablalığa kendini hazırlıyor. Çok hevesli hemen her gün soruyor anne kardaşim ne zaman gelecek diye.Umarım kardeşi dünyaya geldikten sonrada bu hevesi daim olur.
Zamanla yaptıklarımı, dolabını ve kızımın kıyefetlerini paylaşacağım sizlerle .Benimle kalın...Hoşçakalın....