İNCİ TANEM

12 Ağustos 2015 Çarşamba

DOĞUM MACERAM



Merhaba arkadaşlar birçok kez bilgisayarın başına geçip doğum maceramı yazmak istesem de bıcırıkların sayısının ikiye yükselmesi ile imkanlar el vermedi. 

                                                             

         Şüphesiz ki erkeklerin anlata anlata bitiremediği askerlik hikayaleri bulunurken, bayanlarında doğum hikayeri yıllarca dilden düşmeyen bir anı olarak kalmaktadır. Çok şükür ki sonu güzel biten en güzel anı olarak hafızalara kazınır. Ailemizin yeni üyesi aramıza katılalı yaklaşık 2 ay oluyor. Uzun bir hamilelik sürecinin ardından koşuşturmaca dolu bir hayatın tam ortasına dalmış olduk. Yanlız bizim ufaklık ayarladığımız doğum tarihine kadar dayanamayıp erken gelme kararı alınca benim sancılarım başladı.
     
         Doğumdan bir gün önce merkeze doktor randevusuna gittiğimizde doktorumun ayrılırken kendine dikkat et demesi hala kulaklarımda çınlıyor. İlk kuzumu sezeryanla dünyaya getirdiğimden dolayı ikinci kuzumuda mecburen sezeryanla dünyaya getirmek zorunda olacaktım. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı... Doktor randevusuna gidip eve geldiğimiz gün kendimi oldukça yorgun hissettiğimden dolayı erkenden yattım uyudum. Bir kaç saat sonra sancılarımın beni uyandıracağı hiç aklıma gelmemişti. Gece iki gibi uyandığımda sancılarım başlamıştı ancak daha önce doğum sancısı çekmediğim için nasıl birşey olduğunu bilmiyordum. Aklımda hep üşütmüşümdür, kendimi yordum düşünceleri gezinirken daha fazla dayanamayıp eşimi uyandırdım. Bunun üzerine malesef ki kadın doğum kliniği olmayan devlet hastanesine gittik. Ebe Nst cihazına bağlayıp sancılarımın başlayıp başlamadığına baktı. Ancak daha sancılarımın başlamadığını söyleyince eve dönmek zorunda kaldık. Ancak sancılarım her geçen saat artıyordu. Her sancı girdiğinde ise eşimi uyandırıyordum.Eşim Uykulu uykulu ya seninde canın çok tatlıymış tarlada doğum yapanların ne suçu var uyursan geçer :))) gibi sözler söyleyince bende o cesaretle tekrar yatıyordum. Takiiii sabah saat 6 ya kadar sabredebildim. Artık 5 dakikada bir sancı giriyordu, ben hala şöyledir, böyledir, daha doğum tarihine var diye kendimi avutuyorum. Doğum belirtilerinden birisinin daha gerçekleşmesi ile harekete geçtik. Bendeki cesarete bakarmısınız ilki seyeryan, normal doğum yapmam oldukça riskli ancak ben o kadar rahatım ki hiç bi problem olmazmış gibi. Sabahın köründe kızımı uyandırıp, hastane çantasını alıp evden çıkmamız yarım saati buldu. Benim aklımda ki daha annem gelecek, biz hastane çantasına zemzem suyu, hurma, şerbet bardakları gibi şeyler ekleyecektik. 2 gün birlikte rahat rahat zaman geçirecektik:))) Evimiz ile hastane arasında yaklaşık 1,5 saatlik mesafe var. Malatyaya 1,5 saatlik uzaklıkta bir ilçede evimiz. Doğumla ilgili hiçbir imkan yok. Ambulans ve helikopter gibi araçlarda doğum yapmış kadınlar bile duydum. Neyse konumuza dönelim, O 1,5 saatlik yolu tam 40 dakikada gitmişiz. Yolda bi yandan kızım kusuyor (araba tutuyor) bir yandan eşim bişiler söylüyor şunu yap bunu yap diye benim ikisine de avazım çıkana kadar susun artııııık diye bağırmamla birlikte ikisindende çıt yok:)) Hastaneye ulaştığımızda bebeğin doğum kanalına girdiğini hissedebiliyordum. Görevlinin tekerlekli sandalye getirmesi ile doğumhaneye ulaştık. Tabi birçok kadının en nefret ettiği muayene şekli başımdan geçmiş oldu böylece. Ebenin muayenesi sonucu bebeğin başının çıkmak üzere olduğunu acil olarak doktoruma bildirdi. Doktor geldiğinde doğum tamamen başlamıştı. Tabiki doktorumun sen bu saate kadar niye gelmedin, nerdeydin gibi sorularınıda cevaplamak biraz zor oldu. Ben hala sezeryana gircem sevinci ile beklerken doktorun ben bu saatten sonra ( pazar günü olması nedeni ile) sezeryan ekibini ayarlayamam zaman yok, bebek çıkmak üzere sözü ile yıkıldım.{ Normal doğum senelerdir yanlış anlatımlar nedeni ile kadınlar korkutulmuş. Sezeryan olan kişilere sen normal doğumu görseydin ne kadar zor gibi sözler söylenerek kadınlar soğutulmuş. Şimdide normal doğuma teşvik edilme çabaları başladı. } Neyse doktorun bu sözlerini duyan ben başladım ''ben normal doğum istemiyoruuuum sezeryana alacaktınız beniii'' die bağırmaya.ama nafile pınar boşuna bağırırsın. Tabi sezeryan olacağım düşüncesi ile nasıl ıkınılır, doğumda neler yapmak gerekir gibi  bilgilere hiç bakma geregi duymadım.  Doktorun bebeğin kalp atışları düzensizleşiyo demesi ile ben gaza geldim. Bütün gücümle ıkınarak yaklaşık yarım saatin sonunda bebeğim (Allahında yardımı ile )dünyaya geldi. İlk doğumunu sezeryan olanlar ikinciyi normal yapamıyor çünkü rahimdeki sezeryan dikişşlerinin atma riski bulunuyor. Normal doğum sancısı çekerken bir yandanda sezryan dikişlerinin tekrar dikilmesi durumu oldukça zor bi durum olsa gerek. Sezeryane vakit olmaması, sezeryan ekibinin hastanede olmaması, çatımın dar olması, bebeğin iri olması gibi her türlü aksiliğe rağmen Allahın her noktada bana yardım ettiğini biliyordum. Çünkü bir an olsun Kelime-i tevhidi dilimden düşürmedim.Hatta Allahım  tüm bu aksilikleri ben sağlıklı bir şekilde normal doğum yapıyım diye bir araya getirdiğini düşünüyorum. Çok şükür ki bebeğimi sağlıklı bir şekilde dünyaya getirdim. Onun sağlıklı olması ,anneye en büyük hediye bence. Tabiki doktorumun çabalarınıda yok sayamam. Dalında uzman olup birçok kişinin cesaret edemediği bir doğumu profesyonelce bitirmiş bir doktor. Kontrole gittiğimde ömrümden 3 ayı götürdün ve bu haftaki stres kaynağımsın sen benim dedi. Tabi iyimi kötümü orası düşünülür. Allah uzun ömür versin. doğumdan sonra bi kaç doktor ve hemşirenin gelip normal doğummu sezeryanmı güzel?, nasıl anlamadın doğum sancısı olduğunu?, niye daha önce gelmedin? gibi birçok sorusuna maruz kaldım. Şimdi normal doğummu sezeryanmı? sorusuna cevap veriyorum: Tabi kide normal doğum diyorum.(Mecbur kalınan durumlar hariç tabiki) Allahın koyduğu düzeni, kanunları değiştirmekte üzerimize yok. Kolay varken zoru seçiyoruz. Sezeryanda yaklaşık 1 hafta zor hareket etmiştim, ancak normal doğumda 2 saat sonra ayakta geziyodum:) Ancak normal şartlarda normal doğum olmadığı için 2,5 gün hastanede kalmak zorunda kaldım. Herşeye rağmen çok güzel bir anı, tecrübe oldu bizim için. Sonuç olarak 2. kuzuma kavuşmuş oldum. Tabi ki kuzularımdan bir kaç kare paylaşacağım sizlerle....


  Bu arada ablamızda çok mutlu , çok seviyor kardeşini. Ancak herşeyi birlikte yapıyoruz, Kıskançlık duygusunu en aza indiriyor bu şekilde davranmak.


                                                       Bunlarda ilk gezmemizden



         

     

2 yorum:

  1. Hayırlı uğurlu olsun. Rabbim kuzulara sizinle beraber uzun ve hayırlı õmür versin. Size de çok geçmiş olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok saolun fatma hanım. Hepimizin çocuklarına hayırlı uzun ömürler inşallah. ... sevgiler...

      Sil